Kirli pas tutmuş hayatı birde camın arka tarafından seyretmek gerekiyormuş meğer...
Evet, seyrettim gördüklerim yanıltmadı beni. Baktığım herşey de bir umut aramak, bekleyiş içerisinde zamanı öldürmek aslında başlı başına bir kayıp,körlük ve tertemiz bir dünya da çamura batmaya giden bir yolmuş... Bir çok omuza yaslandım, belki de o an için her bir omuzda sıcaklık hissettim. O omuza yaslandığım an geçmişe ağlıyordum, yarını bilmiyordum hatta o gün için yaşamıyordum bile, nereden bilebilirdimki yarın ağlayacağımı...Başımı yasladığım her bir omuzun zamanla bana sırt çevireceğini, ya da benden istenen veya beni bastırmak için verilen görevin sonuna geldiklerini nereden bilebilirdim ki...
Uyurken korkudan yorganı yüzüme kapıyorum artık, lambayı bile söndüremiyorum, siyahı beğendiğim kadar ondan nefret de ediyorum.Gölgelerin bu kadar üzerime geleceğini bilmezdim ...Oyunlarda kullanırdım, şekiller çıkarırdım, git gide üzerime geliyorlar ismini bilmediğim şekiller...
Doluyorsun... yanaklarından süzülmesi gereken damlaları içine akıtıyor, elindeki sigarayı bile tersten yakıyorsun. Her nefes alıp verişin de döküyorsun parçalarını, ya yavaş yavaş tükeniyorsun, ya da sağlam bir deriye sahip olmaya başlıyorsun.Karşına herzaman çıkan ve çıkmaya devam eden iki yoldan birini değil aradaki dağa tırmanıyorsun.Kimbilir belki de en iyisini yapıyorsun...
Bir insan birden fazlayerde nasıl olur diye düşünürken, farkettimki baktığım heryere o insanı taşıyabilmişim. Peki bunu nasıl yapıyordum, heryere onu taşırken yanımdan uzaklaştırıyormuydum acaba? Etrafımdaki hiçbirşeyi göremiyorum, bu bir körlükmüdür? Hayır... Bu bir körlükse O`nu nasıl görüyordum?
Kulağımda çınlayan,içimi darmadağın eden o sesin
Aslın da bir inleyiş olduğunu
Gözümün önüne inen kapkara perdenin arkasında
Gizlenenin sen olduğunuEllerimdeki sıcaklığın kaynağının
Avuçların olduğunuBana anlatılan hikayenin
Gerçekten doğru olduğunu
Ve benim bunları anlamayacak kadar
Aptal olduğumu düşünmek bile istemiyorum...!
Şimdi gülüyorum...
Hayat o an bir ruh gibi ellerimden kayarken nasıl tuttuğumu, korkularımın karşısına geçip ölüm pahasına savaştığımı, karanlığa nasıl tırnaklarımı geçirdiğimi bilemezsiniz...
Sibel YILMAZ 09/04/08
0 yorum:
Yorum Gönder